<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık, cilt bakımı, Sağlıklı Yaşama Varmısınız..</title>
	<atom:link href="http://www.chatyeli.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatyeli.org</link>
	<description>Chatyeli Sağlıklı Yaşam Web Hizmetleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Jan 2011 06:28:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuklarınızı bu hastalıktan koruyun</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/cocuklarinizi-bu-hastaliktan-koruyun.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/cocuklarinizi-bu-hastaliktan-koruyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 06:26:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Almada]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Influenza]]></category>
		<category><![CDATA[Kez]]></category>
		<category><![CDATA[Parainfluenza 3]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli]]></category>
		<category><![CDATA[Sinde]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Akciğerlerin küçük hava yollarında tıkanıklığa neden olabilen bronşiolitten çocuklarınızı korumak ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğerlerin küçük hava yollarında tıkanıklığa neden olabilen bronşiolitten çocuklarınızı korumak için dikkat!</p>
<p>Kış mevsimiyle birlikte kapıyı en çok hastalığın bronşiolit olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ömer Ceran, “Genellikle 1 aydan büyük ve 2 yaştan küçük çocuklarda ve en sık olarak da 6 aylık bebeklerde rastlanır. Akut bronşit ise, akciğerdeki büyük hava yollarının iltihabi durumudur. Biraz daha büyük çocuklarda gribal bir üst solunum yolu enfeksiyonunu izleyerek gelişir” diyor.</p>
<p>Bronşiolitlerde ailede geçirilmiş gribal bir enfeksiyon hikayesi var. Hafif üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri (Hapşırma, burun akıntısı, öksürük), 38 derece civarında ateş, iştah kaybı, solunum zorluğu belirtileri (Aralıklı sesli öksürük, nefes almada zorluk, irritabilite), beslenme güçlüğü görülebilir</p>
<p>Akut bronşit ise çoğu kez, nezleden 3-4 gün sonra kuru, kısa süreli, balgamsız ve giderek artan, bazen de nöbetler şeklinde olabilen öksürükle başlar. Göğüs ağrısı ve 38 dereceyi aşmayan bir ateş olabilir. Hafif vakalarda hastalık belirtileri bir ile üç günde geriler. Ağır vakalar bir-iki saatte ilerleyip, ağırlaşabilir. Hava açlığı, morarma, burun kanadı solunumu, göğüs kemiklerinde anormal hareketler olabilir. Ateş 38 dereceyi aşmaz. Eğer ateş 38 dereceyi aşarsa zatürre açısından dikkat etmek gerekir. Başlangıçta berrak olan balgam iltihabı görünüm alabilir, beş ile on gün içinde öksürük azalmaya başlar, balgam kaybolur.</p>
<p>Salgına dönüşebilir</p>
<p>Bronşiolit kış ve ilkbaharın ilk aylarında, bazen salgınlar şeklinde görülebileceğini belirten Dr. Ceran, &#8220;Hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde etken RSV yani respiratuar sinsityal virüstür. Ayrıca parainfluenza 3, mycoplasma, bazı adenovirüsler, rhinovirus ve influenza virüsler etken olabilir. Bunun yanı sıra soğuk, nem, ani ısı değişiklikleri ve özellikle sisli, kirli hava, ev tozları, çiçek tozları ve çeşitli polenler hazırlayıcı etkenler arasındadır” diyor.</p>
<p>Nasıl tedavi edilir?</p>
<p>3 aylıktan küçük çocuklar hastaneye yatırılarak tedavi edilir. Ayrıca morarma, solunum durması bulguları, solunum sayısının dakikada 60’ın üzerinde olması, kanda oksijen değerlerinin düşmesi, karbondioksit değerlerinin yükselmesi durumunda da her yaştaki çocuklar hastaneye yatırılarak tedavi edilir. Amaç oksijenizasyonu sağlamak için nemli oksijen tedavisi, balgamı yumuşatıp öksürük ile atılımı kolaylaştırmak için nebulizatör ile bronş genişletici ilaçlar, balgam söktürücü ilaçlar ve sıvı kaybı oluşmuşsa sıvı tedavisidir.</p>
<p>Normalde antibiyotik tedavisi gerekmez. Ancak akciğer filminde iltihabi alanlar mevcutsa ve ateş yükselmiş, kanda iltihabi hücreler artmışsa antibiyotikler kullanılabilir. Ağır vakalarda bronşlardaki ödemi azaltıcı etkisinden dolayı nadiren steroidler kullanılabilir.</p>
<p>Tekrarlayan bronşiolit; gizli kalmış astım, tüberküloz, kistik fibroz, kalp yetmezliği, yabancı cisim yutma, boğmaca, organik fosfor zehirlenmesi ve immun yetersizlik gibi hastalıklardan ayırt edilmeli ve altta yatan asıl sebep tedavi edilmeli. Özellikle tekrarlayan bronşioliti olan çocuklar astım açısından değerlendirilmeli ve ona göre tedavi planlanmalı.</p>
<p>Bronşiolit hastalarına tavsiyeler</p>
<p>• Hastalığın en sık sebebi aile içi gribal durum. Bu nedenle tüm aile bireyleri gribal durumdan korunmalı, gerekirse çocuğa maskeyle yaklaşılmalı.<br />
• Hastalık başladıktan sonra çocuklara bol sıvı verilmeli ve sık sık akciğerlerine belli aralıklarla masaj  (fizyoterapi) yapılmalı.<br />
• Kirli, tozlu ,dumanlı ortamlardan uzak durulmalı, bin metreden yüksek yerlere gidilmemeli.<br />
• Aile içinde sigara kullanımı engellenmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/cocuklarinizi-bu-hastaliktan-koruyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektrikli battaniyede kanser riski</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/elektrikli-battaniyede-kanser-riski.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/elektrikli-battaniyede-kanser-riski.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 06:20:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrikli Battaniye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[A.A 4 Ocak 2011 Elektrikli battaniyede kanser riski Kış aylarının ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A.A 	4 Ocak 2011<br />
Elektrikli battaniyede kanser riski<br />
Kış aylarının vazgeçilmezlerinden elektrikli battaniyeler, soğuktan korurken, insan sağlığı için ciddi tehlikeler taşıyor.</p>
<p>Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Varol Saraçoğlu, elektrikli battaniyelerin vatandaşlar tarafından uygun biçimde kullanılması gerektiğini söyledi. </p>
<p>Elektrikli battaniye çalıştığı sırada üzerinde uyunmaması gerektiğini vurgulayan Saraçoğlu, “Elektrikli battaniyeler, elektrik kaçağından yangın çıkarabileceğinden tehlikeli fakat aynı zaman elektro manyetik radyasyonda yaymakta. Elektrikli battaniye açıkken üzerinde uyunduğunda, elektro manyetik radyasyona gece boyunca yüksek miktarda maruz kalınıyor. Elektro manyetik radyasyona uzun süreli maruz kalındığında, dokularda ısıyı arttırıyor. Vücut ısısının artması da hücre yapısını bozabiliyor ve bu hücrelerde kimi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Genetik kırılmalar ve hücrelerde bozukluklar olabilir. Bunlar da daha sonra kanser hücrelerine dönebilir.” dedi.</p>
<p>Elektrikli battaniyelerin kullanımıyla ilgili de tavsiyelerde bulunan Saraçoğlu, “Elektrikli battaniyeleri kullananlar, yatmadan 10 dakika önce yatağı ısıtsınlar. Yatak ısındıktan sonra fişi çekip yatsınlar. Battaniyenin fişte kalmaması gerekiyor. Kesinlikle fişteyken yatılmamalı” diye konuştu.</p>
<p>Elektro manyetik radyasyon</p>
<p>Elektrikli aletlerin hepsinin elektro manyetik radyasyon yaydığını anlatan Saraçoğlu, bu radyasyonun insan sağlığına verdiği zararların araştırıldığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün bu konuda yaptığı çok çeşitli çalışmalar olduğunu bildiren Saraçoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Elektro manyetik radyasyonun vücuttaki etkisini en aza indirmemiz lazım. Örneğin, bilgisayar, televizyon, saç kurutma makinesi, bebefon, fotokopi makineleri etrafta elektrikli çalışan her şey elektro manyetik radyasyon yayıyor. Elektro manyetik radyasyonun bir sınırı var. Bulunduğumuz ortamdaki elektrikli alet sayısı arttıkça elektro manyetik radyasyonun etkisine daha fazla maruz kalıyoruz. Bundan dolayı olabildiğince aletleri az çalıştırmalı ve çalışırken onlardan uzak durmalıyız</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/elektrikli-battaniyede-kanser-riski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak çay yaşamınızı nasıl etkiliyor?</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/sicak-cay-yasaminizi-nasil-etkiliyor.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/sicak-cay-yasaminizi-nasil-etkiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 06:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Enzimler]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kola]]></category>
		<category><![CDATA[Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Reem]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Zinde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=408</guid>
		<description><![CDATA[Gün içerisinde yediğimiz ve içtiğimiz gıdalar bize daha zinde bir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün içerisinde yediğimiz ve içtiğimiz gıdalar bize daha zinde bir yaşamın anahtarını sunuyor.<br />
Güncelleme:05.01.2011 bedava sağlık bilgileri</p>
<p>Bazı besinler ise yanlış kullanımlan sebebiyle birçok hastalığa yol açıyor. Reem Nöroloji Merkezi Kurucusu Dr. Mehmet Yavuz çay gibi sıcak tüketilen bazı içeceklerin ömrü uzattığını aktardı ve konu hakkında bilinmeyenleri anlattı.</p>
<p> &#8216;Yemeklerden sonra sıcak çay ya da su içmek kişileri, kalp krizi ya da beyin damar hastalıklarından korumaktadır. Aynı şekilde birçok ülkede de yemeklerden sonra çay içmek bir alışkanlıktır. Çinliler ve Japonlar da yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içmektedirler. Ülkemizde de çoğu bölgelerimizde yemekten sonra çay içmek bir gelenektir.</p>
<p>YEMEK SONRASI SOĞUK İÇMEYİN</p>
<p>Yemek arasında su içmek zararlı değildir. Fakat yemeklerden sonra su, kola, ayran ve benzeri soğuk şeyler içmek damar hastalıklarına neden olabilir. Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı madde haline döner ve yavaş sindirilir.</p>
<p>Alınan gıdaların midede ya da ince bağır sakta en iyi şekilde sağlıklı olarak sindirimi için öncelikle bunların mide asidi ve enzimlerle çok iyi parçalanması gereklidir. Bu sitemin sağlıklı işlemesi için de sıcak or tama ihtiyaç vardır.</p>
<p>Gıdaları parçalayacak enzimler sıcak ortamlarda çok iyi fonksiyon görürken soğuk ortamlarda ise görevlerini tam yapamazlar. Besinler tam parçalanamaz ve kana geçen moleküller iyi parçalanama-dıkları içinde damar tümenlerinde kolesterol ya da yağ zerrecikleri halinde birikirler. Bu ise vücudun hayati bölgelerinde ilerleyen zaman süreci için de damar hastalıklarının (kalp krizleri, beyin damar hastalıkları gibi) gelişmesine neden olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/sicak-cay-yasaminizi-nasil-etkiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz kaşıntılarını ciddiye alın</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/goz-kasintilarini-ciddiye-alin.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/goz-kasintilarini-ciddiye-alin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 06:54:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[astigmatizm nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cisim]]></category>
		<category><![CDATA[düzensiz astigmatizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[görme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[görme sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[göz alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göz kaşıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[göz kaşıntılarının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[göz kaşıntılarının tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[göz nakli ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[göz ovuşturmak]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gözleri kaşımak]]></category>
		<category><![CDATA[gözleri ovuşturmanın zararlı etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[gözleri sık sık kaşımak]]></category>
		<category><![CDATA[gözleri sürekli kaşımak]]></category>
		<category><![CDATA[Hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Ilave]]></category>
		<category><![CDATA[ileri derecede görme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[keratokonüs hastalığının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[keratoplasti]]></category>
		<category><![CDATA[Masum]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Temel]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz]]></category>
		<category><![CDATA[uzağı görmekte zorluk]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek astigmatizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=406</guid>
		<description><![CDATA[her zaman sık sık Göz kaşıntılarınızı ciddiye alın.. Sıklıkla ortaya ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>her zaman sık sık Göz kaşıntılarınızı ciddiye alın..<br />
Sıklıkla ortaya çıkan ve insanı rahatlatan göz kaşıntılarının ve gözleri ovuşturmanın zararlı etkilerinin olduğunu ifade eden uzmanlar, gözleri kaşımak yerine bir uzmana başvurmak gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Memorial Göz Merkezi’nden Op. Dr. Mustafa Temel, “Göz kaşıntısı ve gözleri sürekli ovuşturmanın zararlı etkileri” hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p>Gözlerinizi kaşımayın</p>
<p>Gün içerisinde gözleri kaşımak pek çoğumuz için masum bir hareket olsa da, gözleri sık sık kaşımak ve ovuşturmak pek çok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Bu hareket bazen doğrudan, yani mekanik etkiyle; bazen de dolaylı olarak hastalık etmenlerinin ortama ulaşmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir.</p>
<p>İleri derecede görme bozukluğuna yol açıyor</p>
<p>Gözleri sürekli kaşımak diğer birçok faktörle birlikte; yüksek ve düzensiz astigmatizma gelişmesine, uzağı görmekte zorluğa yol açan keratokonüs hastalığının oluşmasına neden olmaktadır. Bu hastalık, genellikle ergenlik çağında başlamakta, erişkin yaşlara kadar ilerlemesini sürdürebilmektedir.</p>
<p>Bazen ileri derecede görme bozukluğuna yol açabilmekte, sonuçta bazen keratoplasti (halk arasındaki adıyla göz nakli) ameliyatı dahi gerekebilmektedir. Bu nedenle kaşıntıya neden olan, özellikle alerji gibi hastalıklar olduğunda, derhal tedavi yoluna gidilmelidir.</p>
<p>Gözleri kaşımak göz dokularına zarar verir</p>
<p>Gözleri kaşıma, mekanik olarak ayrıca göz dokularında zedelenmeye yol açabilir. Kaşınma hissine yol açan şey örneğin; kirpik ya da bir yabancı cisim olduğunda bunlar göz dokularına ilave zararlar da verebilir.</p>
<p>Elleri sürekli temiz tutmak da göz sağlı için uygulanabilecek önlemlerden biridir</p>
<p>Gözleri kaşımanın bir başka önemli olumsuz etkisi de, göz çevresinde ya da ellerdeki mikrobik ajanların göze bulaşmasına neden olabilmesidir. Günlük hayatta gün içinde belirli aralıklarla yıkanan ellerin temiz olduğunu düşünülebilir ancak; eller kirli pek çok madde ile temas edebilmektedir. Ayrıca, bir gözdeki mikrop –tedavi altında olsa bile- kaşıma ile diğer göze de geçebilir. Bunlardan kaçınmak için elleri gerektikçe temizlemek çok önemlidir.</p>
<p>Gözünüzde sürekli bir kaşıntı hissi varsa mutlaka göz doktoruna başvurun</p>
<p>Gözde kaşınma hissi uyaran etmenlerin başında alerjiler gelmektedir. Bu alerjilerin birçok türü olmakla birlikte; mevsimsel olanları ve polen alerjileri sık görülmektedir.</p>
<p>Bu alerjiler, her mevsim görülebilirse de, çoğunluk bahar aylarına ortaya çıkmaktadır. Alerji etmeni biliniyorsa ona göre tedbir almak ve buna rağmen ortaya çıktığında da en kısa sürede uzman desteği almak gerekir. Bazen inatçı alerjiler de görülebilmesine rağmen bunlar, çoğunlukla ilaçlarla kolayca kontrol altına alınabilir.<br />
kaynak:http://www.sagliksiteniz.com/goz-kasintilarini-ciddiye-alin.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/goz-kasintilarini-ciddiye-alin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözyaşı kanal tıkanıklığı ve tedavisi</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/gozyasi-kanal-tikanikligi-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/gozyasi-kanal-tikanikligi-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 06:48:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Alt]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[ciltte kesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diode Laser]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[görme sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[göz sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı kanal tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı kanal tıkanıklığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı kanal tıkanıklığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kanal tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kesi]]></category>
		<category><![CDATA[laser ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sonda]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=403</guid>
		<description><![CDATA[Gözyaşının görevi gözümüzü ıslatıp gerekli kayganlığı sağlamak ve göz içindeki ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözyaşının görevi gözümüzü ıslatıp gerekli kayganlığı sağlamak ve göz içindeki yabancı maddeleri temizlemektir. Göz yaşı, gözyaşı kanalı ile buruna akar. Gözyaşı kanal sistemi, alt ve üst kapaklarda birer delik (punktum)ve kanalcık ile başlayıp, gözyaşı kesesine ve daha sonra ince bir kanalla buruna açılır.</p>
<p>Gözde devamlı yaşarma, çapaklanma ve kızarıklık en önemli belirtileridir.</p>
<p>Bu sistemin en önemli hastalığı gözyaşı kanal tıkanıklığıdır.Gözde devamlı yaşarma, çapaklanma, kızarıklık ve bazen kese bölgesinde (burun kökünde) ağrılı şişlik en önemli belirtileridir.</p>
<p>Kanal tıkanıklığı, doğuştan olabildiği gibi, ileri yaşlarda da gelişebilir. Bebeklerde doğum sırasında kapalı olan gözyaşı kanalı, ilk bir ay içinde kendiliğinden açılır. Açılma geciktiğinde sulanma ve çapaklanma gibi şikayetlere neden olur. Doktorun önerdiği masaj yeterli gelmezse genel anestezi altında sonda ile açılır. Erişkin yaştaki kanal tıkanıklığının tek tedavi yöntemi ameliyattır.</p>
<p>Kanal tıkanıklığı, doğuştan olabildiği gibi, ileri yaşlarda da gelişebilir.<br />
Gözyaşı kanal tıkanıklığı ve tedavisi<br />
Klasik tipteki göz yaşı kanalı ameliyatında, ciltten bir kesi yapılarak göz yaşı kesesine ulaşılır ve burunla kese arasında yeni bir kanal oluşturulur. Ciltte rahatsız edici bir iz kalmaz ve başarı oranı yüksektir (% 95 civarında).</p>
<p>Laser ile yapılan ameliyatta; ciltten kesi yapmadan, yüksek enerjili laser ile yeni bir kanal oluşturulur.</p>
<p>Son yıllarda ABD ve çeşitli Avrupa ülkeleriyle birlikte ülkemizde de LASER ile kanal tıkanıklığı ameliyatları yapılmaktadır. Bu yöntemde 980 nm. dalga boyundaki diode laser sistemleri kullanılmaktadır. Laser ile yapılan ameliyatta ciltten kesi yapmadan, kanalın punktum denen üst ucundan girilerek göz yaşı kesesine ulaşılır, yüksek enerjili laser ile burun kemiği ve mukoza kısa bir sürede ortadan kaldırılır ve yeni bir kanal oluşturulur.</p>
<p>İlk uygulamalarda başarı şansı % 85-90, daha önce ameliyat olmuş kişilerde % 85 civarındadır. Başarısız olanlara aynı ameliyat tekrarlanabilmektedir.</p>
<p>kaynak:http://www.sagliksiteniz.com/gozyasi-kanal-tikanikligi-ve-tedavisi.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/gozyasi-kanal-tikanikligi-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırmızı göz hastalığına dikkat</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/kirmizi-goz-hastaligina-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/kirmizi-goz-hastaligina-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 06:45:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[adenovirus enfeksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[alerjik göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotikli damlalar]]></category>
		<category><![CDATA[bakteriyel göz enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göz problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[göz yaşı kanalı tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[gözlük takmak]]></category>
		<category><![CDATA[gözün kornea tabakası]]></category>
		<category><![CDATA[karlı havalar]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı göz hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı göz hastalığından korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı göz hastalığının belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı göz hastalığının tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobik göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarlı havalar]]></category>
		<category><![CDATA[soğuklarda göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum]]></category>
		<category><![CDATA[üst solunum yolu enfeksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Verdi]]></category>
		<category><![CDATA[viral göz enfeksiyonları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=401</guid>
		<description><![CDATA[kış aylarında daha fazla görülen bu hastalığa Kırmızı göz hastalığına ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kış aylarında daha fazla görülen bu hastalığa Kırmızı göz hastalığına dikkat etmenizi tavsiye ediyoruz chatyeli.org adresinde sizlere acıklamasını yaptık<br />
Artan soğuklarla birlikte görülme sıklığı da artan üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle ortaya çıkan kırmızı göz hastalığının bazı durumlarda şiddetli bir seyir izlediğini belirten uzmanlar, soğuklarda göz sağlığının önemine dikkat çekti.</p>
<p>Havaların gün geçtikçe soğumasıyla birlikte alerjik göz hastalıkları yerini mikrobik göz hastalıklarına bırakmaya başladı. Bunun temel nedeni ise insanların daha sık kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunmaları olarak gösteriliyor. Ancak basit birkaç önlemle göz sağlığımızı korumak mümkün.</p>
<p>Doç. Dr. Barış Sönmez, soğuk havalarda göz sağlığının korunması için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kırmızı göze dikkat!</p>
<p>Kış mevsiminde üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte sıklıkla gözlerin de kızarık olduğunu ve çapaklandığını görmek mümkündür. Üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte seyreden ve viral etkenler nedeniyle ortaya çıkan kırmızı göz, sıklıkla ek bir tedavi gerektirmemektedir. Bazı kırmızı göz olguları ise aksine daha şiddetli seyreder ve oldukça bulaşıcıdır. Bunun en önemli örneği de adenovirus konjonktiviti salgınlarıdır.</p>
<p>Okullar ve toplu taşıma araçları en sık bulaşım alanları</p>
<p>Adenovirus nedeniyle gelişen kırmızı göz genellikle kreşler, okullar, hastaneler ve toplu taşım araçlarında hızla yayılır. Gözlerde oldukça yoğun kızarıklık ve çapaklanma ile seyreden bu hastalık bir hafta, on gün gibi bir süreçten sonra iyileşir.</p>
<p>Ellerinizi sık yıkayın, sürekli tokalaşmaktan kaçının</p>
<p>Hastalık süresince yapılması gerekenler, belirtilere göre yön değiştirmektedir. Antibiyotikli damlalar adenovirus enfeksiyonlarını ve diğer viral göz enfeksiyonlarını iyileştiremezler.</p>
<p>Yalnızca bakteriyel göz enfeksiyonu şüphesinde kullanılmaktadır. Hastalığın bulaşmasını engellemek için eller sık yıkanmalı, kırmızı gözü olan kişilerle tokalaşmak ve öpüşmekten kaçınılmalıdır. Bu göz enfeksiyonuna yakalanmış kişilerle, aynı havlu ve makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır. Adenovirus enfeksiyonu bazı hastalarda gözün kornea tabakasının da tutulmasına neden olmakta ve görmeyi azaltabilmektedir.</p>
<p>Karlı ve rüzgarlı havalarda gözlük takmayı unutmayın</p>
<p>Soğuk ve rüzgarlı havalarda göz yaşı kanalı tıkanıklığı olan hastaların şikayetlerinde de artış olur. Göz yaşı kanal tıkanıklığı, gözde sulanmaya neden olur ve devamlı bir hal aldığında ise ameliyatla tedavi edilecek kadar ileri bir boyuta gelebilmektedir.</p>
<p>Karlı havalarda, özellikle kayak merkezlerinde dikkat edilmesi gereken çok önemli bir konu da ultraviyole blokajlı güneş gözlüklerinin kullanılmasıdır. Kardan yansıyan güneş ışınları, gözün kornea, lens ve retina tabakalarına zarar vermektedir. Bu nedenle uzun süre karlı ortamda vakit geçirenlerin mutlaka UV korumalı güneş gözlüğü kullanması gerekir.</p>
<p>kaynak:http://www.sagliksiteniz.com/kirmizi-goz-hastaligina-dikkat.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/kirmizi-goz-hastaligina-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç boyutlu televizyonlara dikkat</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/uc-boyutlu-televizyonlara-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/uc-boyutlu-televizyonlara-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 06:41:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[az görme]]></category>
		<category><![CDATA[baskılama]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[çift görme]]></category>
		<category><![CDATA[Derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[derinlik hissi]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Farz]]></category>
		<category><![CDATA[görme sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü kayması]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[göz kayması]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[göz tembelliği]]></category>
		<category><![CDATA[gözden beyne gönderilen görüntüler]]></category>
		<category><![CDATA[gözün görme yeteneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan görmesinin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalan]]></category>
		<category><![CDATA[mesafe algılaması]]></category>
		<category><![CDATA[ortoforik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[şaşılık]]></category>
		<category><![CDATA[stereopsis]]></category>
		<category><![CDATA[süpresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Bir]]></category>
		<category><![CDATA[üç boyutlu görmenin oluşabilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[üç boyutlu televizyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Varsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek düzeyde kırma kusuru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=399</guid>
		<description><![CDATA[Üç boyutlu televizyonlara dikkat, teknoloji hızlı bir şekilde gelişmektedir ama ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üç boyutlu televizyonlara dikkat, teknoloji hızlı bir şekilde gelişmektedir ama bazı teknoloji vucudumuza temas eden ışınları zarar vermektedir<br />
Teknolojinin önemli nimetlerinden biri olarak hayatımızda yerini alan üç boyutlu televizyonların göz sağlığı üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceği konusunda uyarılarda bulunuldu. İşte gün geçtikçe yaygınlaşan bu teknolojinin göz sağlığımız üzerindeki etkileri…</p>
<p>Üç boyutlu görme insan görmesinin en önemli özelliği. Hayvanlar aleminde birçok canlıda üç boyutlu görme yok. Her iki gözden beyne gönderilen görüntüler beynimizce tek görüntü haline çevrilerek derinlik hissi ortaya çıkar. Buna “Stereopsis” ya da “Üç boyutlu görme” adı verilir. Bu sayede derinlik ve cisimler arası mesafe algılaması yapılabilir. Bir gözümüzü kapatarak uzakta iki işaret parmağımızı birbirine değdirmekte zorlanırız. İki gözümüz açıkken bunu kolaylıkla yapabiliriz. Bu örnek bize üç boyutlu görmenin fakını açıklar.</p>
<p>Üç boyutlu görmenin oluşabilmesi için aynı görüntülerin farklı açılardan her iki gözümüzün aynı noktalarına (görme merkezi) düşmesi gerekir. Bu noktalarda alınan görüntüler beynimize gönderildiğinde beynimiz faklı açılardan alınmış bu iki görüntüyü birleştirerek tek bir görüntü haline getirir. Görüntüler arasında bir miktar farklılık olduğunda gözümüz füzyon (örtüşme) mekanizmasıyla görüntüleri eşit hale getirebilir. Kalan bir miktar farklılıkta beynimiz tarafından giderilerek üç boyutlu görüntü oluşur.</p>
<p>Her iki göz birbirine paralel (ortoforik) değilse, bir gözde herhangi bir nedenle az görme varsa o zaman beynimize iki eşit görüntü gidemeyeceği için üç boyutlu görme oluşmaz. Bu durumda çift görme gelişebilir. Çocuklukta meydana gelmiş bir probleme bağlı ise kayan ya da az gören gözün görüntüsü beyin tarafından yok farz edilir. Bu duruma da süpresyon (baskılama) adı verilir.</p>
<p>Opr. Dr. Faruk Eroğl, göz kayması olanların, bir gözünde yüksek düzeyde kırma kusuru olanların, herhangi bir göz hastalığına bağlı bir gözün görme yeteneğini kaybetmiş olanların tam olarak üç boyutlu göremeyeceğini söylüyor.</p>
<p>Alınacak önlemler</p>
<p>Eroğlu, bu konuda alınacak önlemlerle gözde meydana gelecek sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini vurguluyor. 3D televizyon veya film seyrederken dikkat edilmesi gerekenler ise şöyle:</p>
<p>Üç boyutlu görüntüyü sağlayabilmek için gözümüzün ve beynimizin ekstra çaba sarf etmesi gerekiyor. Bu durumda uzun süre 3D TV seyredildiğinde göz yorgunlukları, bulanık görmeler ve baş ağrılarına neden olabilir. Gözlerinde herhangi bir hastalık olanlar, göz kuruluğu olanlar, okurken ve TV seyrederken uyum problemi yaşayanlarda bu şikayetler daha da belirgin olabilir. Daha önceden göz ameliyatı geçirmiş olanlar daha dikkatli olmalı. Göz kuruluğu ve göz yorgunluğu daha çok görülebilir.</p>
<p>Gözünde şaşılık olanlar, tembellik olanlar ve yüksek numaralı gözlük kullananlar üç boyutlu görüntüyü yakalayamayabilir. Böyle problemi olanların kendilerini kontrol ederek 3-D’li TV almalarında yarar var. Çünkü üç boyutlu görme ancak iki gözümüzün de sağlam olması ve görüntüleri iyi algılaması durumunda ortaya çıkar.</p>
<p>Aynı gözlük kullanılmamalı</p>
<p>Opr. Dr. Faruk Eroğlu, özellikle yaz aylarında hızla yayılan göz enfeksiyonları aynı gözlüğün farklı insanlar tarafından kullanılması durumunda başkalarına bulaşabilir. Sinema salonlarında bu durum dikkate alınmalı ve tek kullanımlık gözlükler tercih edilmeli.</p>
<p>- Uzun süre film seyretmekten kaçının, her yarım saatte bir ara vererek gözlerinizi dinlendirin.<br />
- Kontakt lens kullanıyorsanız ve her hangi bir göz rahatsızlığınız varsa aralarda suni gözyaşı kullanın.<br />
- Gizli ya da aşikar göz kaymanız varsa 3D TV kullanmayın.<br />
- Özellikle sinemalarda gözlüklerle geçebilecek göz enfeksiyonlarına dikkat edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/uc-boyutlu-televizyonlara-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurdeşen hastalığı sebepleri ve tedavi yöntemleri</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/kurdesen-hastaligi-sebepleri-ve-tedavi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/kurdesen-hastaligi-sebepleri-ve-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 06:36:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Batma]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dermografik ürtiker]]></category>
		<category><![CDATA[Doktora]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel ürtiker]]></category>
		<category><![CDATA[Gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[Hissi]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen hastalığı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen hastalığı neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen hastalığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen hastalığı ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen hastalığının tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen nedir tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen nedir vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşenin belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşenin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşenin sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşenin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mast]]></category>
		<category><![CDATA[Tabak]]></category>
		<category><![CDATA[Yada]]></category>
		<category><![CDATA[Yanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=396</guid>
		<description><![CDATA[Kurdeşen hastalığı sebepleri ve tedavi yöntemleri aşağaıda bilgileri okuyarak yararlana ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurdeşen hastalığı sebepleri ve tedavi yöntemleri aşağaıda bilgileri okuyarak yararlana bilirsiniz..<br />
Kurdeşen hastalığı ülkemizde ve dünyada sıkça görülen hastalıklardan bir tanesidir. Cilt üzerinde oluşan kırmızı renkli kabarcıklara kurdeşen yada ürtiker adı verilir. Kurdeşen hastalığının bir çok sebebi olabilir.</p>
<p>Ürtiker vücudun herhangi bir yerinde gruplar halindeoluşan, soluk kırmızı renkli kabarıklıklardır. Bu döküntü bir kaç saat içinde geriler. Eski bir döküntü solarken yerine yenileri çıkabilir. Boyutları bir kalem arkası büyüklüğünden, bir tabak büyüklüğüne kadar değişebilir ve birleşerek büyük alanlar oluşturabilirler. Genellikle kaşıntılıdır, fakat yanma ve batma hissi de olabilir.</p>
<p>Ürtiker kan plazmasının derideki küçük damarlardan dışarı çıkması sonucu oluşur. Bu duruma histamin denen kimyasal maddenin salgılanması neden olur. Histamin mast hücresi dediğimiz hücrelerden salgılanır. allerjik reaksiyonlar, yiyeceklerin içinde bulunan bazı kimyasal maddeler ve bazı ilaçlar histamin salınımına neden olabilir. Bazen ürtikerin neden oluştuğu saptanamayabilir.</p>
<p>Ürtiker oldukça yaygındır. İnsanların % 10-20 si yaşamı boyunca en az bir kez ürtiker atağı geçirir. Bir çok atak bir kaç gün veya haftada geriler. Bazen de yıllarca sürebilir.</p>
<p>Ürtiker göz etrafında, dudakda, cinsel bölgede geliştiğinde aşırı bir şişliğe neden olur. Bu durum hastaları korkutmasına rağmen, genellikle 24 saat içinde geriler. Bununla birlikte nefes almakta ve yutkunmakta zorluk var ise acilen bir doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Akut Ürtiker</p>
<p>Altı haftadan kısa süren ürtikere akut ürtiker denilir. Bu tip ürtikerlerde genellikle ürtikere sebep olan neden bulunabilir. En sık rastlanılan neden gıdalar, ilaçlar ve enfeksiyonlardır. Böcek ısırıkları ve bazı iç hastalıkları ile birlikte görülebilir. Diğer nedenler ise basınç, soğuk ve güneş ışınlarıdır.</p>
<p>Gıdalar</p>
<p>En sık ürtiker yapan gıdalar fındık, çikolata, balık, domates, yumurta ve süttür. Pişmemiş yiyecekler pişmişlere göre daha sık olarak reaksiyona neden olur. Gıdalara eklenen katkı maddeleri ve koruyucular da ürtikere neden olabilir.<br />
Ürtiker neden olan yiyeceğin yenilmesinden bir kaç dakika ile 2 saat arasındaki bir sürede meydana gelir. Bu süre gıdanın sindirim sisteminden emilme süresine göre değişir.</p>
<p>İlaçlar</p>
<p>Antibiyotik, ağrı kesici, sakinleştirici ve idrar söktürücü ilaçlar sıklıkla ürtikere neden olur. Anti asit denen mide ilaçları, romatizmada kullanılan ilaçlar, vitaminler, göz ve kulak damlaları, kabızlık ilaçları vajinal fitiller ürtiker nedeni olabilir. Bu tip bir döküntünüz olduğunda doktorunuza kullandığınız ilaçları söylemek önemlidir.</p>
<p>Enfeksiyonlar</p>
<p>Bir çok enfeksiyon ürtikere neden olabilir. Çocuklarda soğuk algınlığı en sık rastlanılan nedendir.</p>
<p>Kronik ürtiker</p>
<p>Altı haftadan fazla süre devam eden ürtikere kronik ürtiker denilir. Bu tip ürtikerin nedenini bulmak, akut ürtikere göre çok zordur. Kronik ürtilerli hastaların çok azında etken saptanabilir. Doktorunuz ürtikerin sebebini bulmak için size bir takım sorular soracaktır. Hastalığa ait spesifik bir test bulunmadığından doktorunuz size soracağı sorular ve muayene bulgularına göre bazı testler isteyecektir.</p>
<p>Fiziksel ürtikerler</p>
<p>Ürtiker güneş ışınları, sıcak, soğuk, basınç, titreşim ve egzersize bağlı olarak gelişebilir. Güneş ışınlarına karşı gelişen ürtikere solar ürtiker denilir. Bu durum nadiren görülür ve güneşe maruz kalındıktan bir kaç dakika sonrasında gelişir ve bir iki saat içinde geriler. Soğuğa karşı gelişen ürtiker daha yaygındır. Bu tip ürtiker soğuğa maruz kaldıktan sonra derinin ısınması ile ortaya çıkar. Eğer soğuk vücudun geniş alanını etkilemişse, çok fazla histamin salgılanır ve bu durum nefes darlığı, yaygın kızarıklık, yaygın ürtiker ve bayılmaya neden olabilir.</p>
<p>Dermografik ürtiker</p>
<p>Deride yapılan bir ovuşturma veya bir herhangi bir cisim ile bastırıldığında bu alanda ürtiker gelişmesi dermografizm olarak bilinir. Bu durum toplumda % 5 oranında görülür. Özellikle genç bayanlarda aylarca hatta yıllarca devam edebilir.</p>
<p>Tedavi</p>
<p>En iyi tedavi etkenin saptanması ve bu etkenden sakınılmasıdır. Bu kolaylıkla yapılamaz ve bazen imkansızdır. Doktorunuzun yazacağı antihistaminik dediğimiz ilaçlar genellikle ürtikerde iyileşme sağlar. Ürtikerin oluşmaması için en iyi yol anthistaminiklerin düzenli bir şekilde alınmasıdır. Doktorunuz size en uygun olan bir veya birden fazla antihistaminik seçeneğini reçeteleyebilir. Şiddetli olgularda epinefrin veya kortizon enjeksiyonuna ihtiyaç duyulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/kurdesen-hastaligi-sebepleri-ve-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar cinsel ilişkiyle mi mastürbasyonla mı daha kolay orgazm olur?</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/kadinlar-cinsel-iliskiyle-mi-masturbasyonla-mi-daha-kolay-orgazm-olur.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/kadinlar-cinsel-iliskiyle-mi-masturbasyonla-mi-daha-kolay-orgazm-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 09:11:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar cinsel ilişkiyle mi mastürbasyonla mı daha kolay orgazm olur]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlarda Mastürbasyon]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="width:450px"><object height="404" width="450" id="uzmanEmbedPlayerC0TVA-1GNZ2" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"><param value="http://www.uzmantv.com/getswf/C0TVA-1GNZ2" name="movie" /><param value="Transparent" name="WMode" /><param value="true" name="allowFullscreen" /><param value="all" name="allowNetworking" /><param value="always" name="allowScriptAccess" /><embed type="application/x-shockwave-flash" name="uzmanPlayerC0TVA-1GNZ2" height="404" allowNetworking="all" allowScriptAccess="always" allowFullscreen="true" width="450" wmode="transparent" src="http://www.uzmantv.com/getswf/C0TVA-1GNZ2" /></object>
<div>
<div style="float:left;"><a target="_blank" href="http://www.uzmantv.com" id="uzmanlinkC0TVA-1GNZ2"><img style="border:none" src="http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png" alt="UzmanTV" /></a>  </div>
<div style="padding-top:7px;"><a style="font-family:Verdana;font-size:12px;" target="_blank" href="http://www.chatyeli.org/kadinlar-cinse…ay-orgazm-olur.htm" id="konulinkC0TVA-1GNZ2">Kadınlarda Mastürbasyon</a></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/kadinlar-cinsel-iliskiyle-mi-masturbasyonla-mi-daha-kolay-orgazm-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanmanın çocuklara etkileri</title>
		<link>http://www.chatyeli.org/bosanmanin-cocuklara-etkileri.html</link>
		<comments>http://www.chatyeli.org/bosanmanin-cocuklara-etkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 23:40:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chatyeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aysel]]></category>
		<category><![CDATA[Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma kanunları]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma nedenleri nelerdir ?]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmanın çocuğa anlatılması]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmanın çocuğa etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmanın etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmanın nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Gelin]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes]]></category>
		<category><![CDATA[insanların boşanma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ister]]></category>
		<category><![CDATA[Lakin]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Nadir]]></category>
		<category><![CDATA[neden boşanır insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Prf]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatyeli.org/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Kim boşanmak için evlenir ki ? Hiç kimse tabikide. Herkes ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kim boşanmak için evlenir ki ? Hiç kimse tabikide. Herkes evlenirken o güzelim mutluluk içinde kurduğu hayalleri yaşamak ister. Lakin günümüzde bunun gerçekleştiğini çok nadir görmekteyiz Kim boşanmak için evlenir ki ? Hiç kimse tabikide. Herkes evlenirken o güzelim mutluluk içinde kurduğu hayalleri yaşamak ister. Lakin günümüzde bunun gerçekleştiğini çok nadir görmekteyiz ve günde yüzlerce kişi boşanıyor. Çoğu kişi ise boşanırken çocuklarının ne hale geleceğinden haberleri bile yok. Lakin boşanmanın çocuklar üzerinde çok büyük sorunlara yol açtığını gelin Prf. Dr. Aysel Ekşi’den öğrenelim..</p>
<p>Prof. Dr. Aysel Ekşi, ‘Ben Hasta Değilim’ adlı kitabında anne baba ayrılığından hemen sonra görülen değişikliklerin, aileden aileye farklılık gösterdiğini belirtiyor. Buna göre bazı çocuklarda evde ve okulda sosyal ilişkilerin bozulduğu gözlenirken, bazılarında yetişkinlere karşı saldırganlık, karşı gelme veya yakınlaşma görülüyor. Özellikle erkek çocukları diğer yetişkin erkeklerden yardım ister hale geliyor ya da aşırı saldırganlaşıyor. Kızlardaysa saldırganlık sözlü ve fiziksel olarak kendini belli ediyor. Kızlarda ayrıca küstahlaşma, zaman zaman ağlama veya bağımlılık eğilimleri görülüyor.</p>
<p>Çevrenin tavrı değişiyor<br />
Çevresinin anne babası ayrılan çocuğa gösterdiği tepkiler de farklı oluyor. Prof. Dr. Aysel Ekşi, bunu şöyle açıklıyor: “Öğretmenler daha büyük erkek çocukların anne babasının boşanmasına, kızların anne babasının ayrılmasından daha az olumlu bakıyor. Babalarıyla muntazam görüşen veya anneleri tarafından bağımsızlık yönünde cesaretlendirilen erkek çocukların maskülen kimliği benimsemeleri hiç de sorunlu olmamıştır.”</p>
<p>Yaş dönemlerine göre etkilenme<br />
Okul öncesi çocuklar: Bu dönemdeki çocuklar ‘bebekleşme’ gibi geriye dönüş davranışları gösteriyor. Anne baba tarafından ‘başlarından atılmış’ olmak endişesini taşıyorlar. Ayrılığa neden olduklarını düşünüyor, kendilerini suçlu ve sorumlu hissediyorlar. Çevredeki bütün ayrılıkların farkına varmaya ve korkmaya başlıyorlar. Uyku bozuklukları yaşıyor, huzursuz, ağlamaya hazır ve saldırgan oluyorlar. Oyundan çabuk sıkılıyorlar.</p>
<p>7-8 yaş grubu: Bu yaş grubundaki çocukların bir kısmı depresif belirtiler gösterirken, çocukların aklı babalarının gidişinde oluyor. Açıkça acısını ortaya koyan çocuk, babasının dönmesini istediğini belirtiyor. Annenin yeninden evlenerek babalarının başkasıyla yer değiştirmesinden korkuyorlar. Babanın gidişini kendilerinin terk edilmesi gibi algıladıkları dikkati çekiyor. Anne babalarının yeniden birleşmesini umutla bekliyorlar. Erkek çocuklar özellikle anneye kızgın oluyor, babalarının kaybı için anneyi suçluyor.</p>
<p>9-12 yaş grubu: Bu yaş okul çocuklarının ayrılığa başlangıç tepkileri genellikle anne babadan birini tüm bu sorunlar için sorumlu bulmak biçiminde. Çocukların taraf tuttuğu fark ediliyor. Her iki ebeveyne veya ikisinden birine şiddetle kızgınlar. Anne babaların başkalarıyla ilişkisine karşı son derece duyarlılar. Bu yaş grubundaki çocukların okul başarıları düşüş gösteriyor.<br />
Gençler: Gençlerin anne baba ayrılığına tepkilerinde gençten gence büyük farklılık gözleniyor. Bazısı anne baba uyumsuzluğunu çok iyi bilebildikleri ve anlayabildikleri halde, onları acımasızca eleştiriyor. Kimisi de kendini başarıyla sıyırarak yeni koşullara çok iyi uyum sağlıyor. Bazılarının da hızla olgunlaştığı, aile içinde çok daha sorumlu roller yüklendiği, fakat aynı zamanda ev dışındaki etkinliklerini belirgin biçimde artırdıkları gözleniyor.</p>
<p>ÇOCUĞUN BAŞ ETTİĞİ ALTI GERÇEK<br />
1 – Aile birliğinin dağıldığının bilinmesi. Bu küçük çocuklar için daha zordur.<br />
2 – Alışılmış etkinlikleri sürdürmede yeniden bir amaca sahip olabilmek.<br />
3 – İtilme, reddedilme duygularıyla başa çıkabilmek. Bu pek çok genç için en zor olanıdır. Başarılı şekilde bu duygunun üstesinden gelmek, anne babanın ikisiyle de iyi ve sürekli ilişkilerin yütürülmesiyle kolaylaştırılır.<br />
4 – Anne babayı affetmek. Bu bazen yıllarca sürer.<br />
5 – Boşanmanın sürekliliğini kabul etme ve ayrılık öncesi aile birliğine duyduğu özlemlerden vazgeçebilme.<br />
6 – Uzun süreli sevme-sevilme yeteneği kazanabilmek. Bazı gençler bu ayrılığın tüm yaşamlarını etkileyiciğine inanıyor.<br />
Kısa süreli ilişkiler kuruyorlar</p>
<p>Prof. Dr. Aysel Ekşi, anne babaları boşandıktan sonra gençlerin geri kalan hayatlarının nasıl etkilendiğini şu sözlerle ifade ediyor: “Gençlerin çoğu kendi evliliğinde anne babasının mutsuzluğunu tekrarlamaktan korku duyuyor. Bu duygu, eş seçiminde dikkatli bir yaklaşıma yol açıyor veya evlilik ilişkisinin yürüyebileceğinden emin olabilmek yıllar alıyor.”</p>
<p>Araştırmalar, ayrılmayan ama sağlıksız ilişkilerin olduğu ailelerde büyümüş çocukların depresyona, anne babaları ayrılmış gençlerden daha sık yakalandığını gösteriyor.</p>
<p>ABD’deki bir araştırmada, anne babası boşanan kızların yüzde 62’si erkeklerinse yüzde 42’sinde duygusal sorunlar saptandı. Gençleri en çok üzen konu, anne ya da babanın tarafını tutma zorunluluğu. Kızgınlık en sık duyulan tepki. Gençlerin yüzde 77’si anne veya babanın geleceğiyle ilgili endişe duyuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatyeli.org/bosanmanin-cocuklara-etkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

